Taksim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Taksim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Bir fincan kahve 40 yıl hatır

Bizim 'İstanbul'un Arka Sokak Lezzetleri' isimli bir kitabımız var. İstanbuleats.com kurucularının çıkardığı, kıyıda köşede kalmış leziz yemeklerini konu alan kitap, İstanbul'u aynı zamanda bölgelere deayırıyor. Aşağı Beyoğlu, Yukarı Beyoğlu, Tarihi Yarımada gibi... Bu da çok daha rahat gezip, istediğiniz mekanları bulabilmenizi sağlıyor. Biz zaman zaman rastgele bir yer seçip bu mekanları yerinde test ediyoruz:) En son gittiğimiz yer Mandabatmaz. Burası sadece Türk kahvesi yapan küçücük bir yer.Dışarıda 3 küçük masa ve tabureler var. Eğer hava güzelse herkesin tercihi buralar oluyor. Biz gittiğimizde her yer doluydu. Biz de,  mekanın karşısındaki bir apartmanın merdivenlerinde oturup 'daha önce içtiklerimiz neydi' dedirtecek kadar güzel Türk kahvlerimizi ağır ağır yudumladık. Ve gerçekten Türk kahvesi içtik:) 1967'den bu yana hizmet veren Mandabatmaz İstiklal Caddesi Olivo geçidinde yer alıyor. İstiklal'den Tünel'e doğru giderken Mısır Apartmanı'nın tam karşı sokağı burası. Gerçek Türk kahvesi içmek isterseniz, ya da gelen misafirlerinizle hem biraz soluklanıp hem de Türk kahvemizi onlara tanıtmak isterseniz bence burası doğru bir yer. Yalnız fiyatını hatırlamıyorum:) Biz gideli bir hayli oldu. Demek ki yeniden gitmenin zamanı gelmiş:)












sadullah

17 Mart 2013 Pazar

'Burası Agora Meyhanesi'

İstanbul'da yaşayıp ertelediğimiz yerlerden biri de Fener- Balat. Bizim kısmen tamamlayabildiğimiz bu gezinin benim için en güzel tarafı, Balat'ta bulduğumuz merdivenler ve yorgunluğumuzu atıp karnımızı doyurduğumuz Köfteci Arnavut. Taksim'den Balat'a otobüsle ulaşım mevcut. Çevrede bulunan Kariye Müzesi görülmesi gereken yerlerden sadece biri. Rumca 'Khora' kelimesinden türeyip, 'şehir dışı' anlamına geliyor. Çok büyük değil fakat görülmesi gereken yerler arasında. Müze mozaik ve freskolar ile dikkat çekiyor. Girişte müzeyle ilgili kitapçık almayı unutmazsanız, çok daha bilinçli bir gezi gerçekleştirmiş olursunuz. Havanın soğuk ve yağmurlu oluşu bu turu tamamlamamıza pek izin vermedi ama Fener-Rum Patrikhanesini görmeyi ihmal etmedik. I. Dünya savaşı ile başlayıp Kurtuluş Savaşı ile biten süreçte kendisine duyulan güveni kaybeden patrikhane Atatürk tarafından yurt dışına çıkarılmış fakat gelen dış baskılar nedeni ile bundan vazgeçilmiş. Biz elimizde gezi notları ile patrikhane ararken, önünden geçip gittiğimizin farkına varmayıp geri geldik. Kapıda kim olduğuna dair bilgimizin olmadı bir adam bizi patrikhaneye yönlendirdi. Girişte büyük bir bahçe karşılıyor sizi. Patrikhane girişindeki 3 kapıdan sadece soldaki kullanıma açık.Ortadaki kapı, Mora isyanı sonucunda, isyana neden olduğu için bu kapıya asılarak idam edilen patrik Grigorios hatırasına 1821'den bu yana kapalı tutuluyormuş. İçeri girdiğimizde yoğun bir tütsü kokusu ile karşılaştık biz. Çok iyi korunmuş ve gösterişli bir patrikhane burası. Ayrıca içeride fotoğraf çekmenize de izin veriliyor. Bahçede patrikhane ile ilgili bilgi edinebileceğiniz bir ön yazı da var. Fener-Balat için programlı olursanız bir gün yeterli. Biz soğuk ve yağmurlu havanın azizliğine uğradık biraz. Tercihiniz en azından biraz daha ılık bir havadan yana olsun:) Bu arada şiirlere  ve şarkılara konu olan Agora Meyhanesini görmeyi ihmal etmeyin. Bizim bu turumuz henüz sonlanmadı ama gezip, gördüklerimiz şimdilik bunlar:)